Mardin’in Kızıltepe ilçesi bu hafta boyunca yaşanan kavgalar ve ölümlerle birlikte anıldı. Hafta boyunca yaşanan sebepsiz kavgalarda silahlar kullanıldı, insanlar yaralandı, evlere acılar düştü. Kavgalarda en az 5 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi de yaralandı.
Kızıltepe’de 28 Mayıs tarihinde çıkan kavgada Doğan Baday ve Abdullah Kılınç olay günü, Vejdi Kılınç ise tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Aynı kavgada 10 kişi de yaralandı. 5 kişi de tutuklanarak cezaevine konuldu.
30 Mayıs günü yine Kızıltepe ilçesinde çıkan kavga şans eseri vatandaşlar ile polislerin müdahalesi sonucu büyümeden sonlandırıldı.
3 Haziran gecesi yine kavga ile gündeme gelen Kızıltepe’de bu defa kavganın adresi Yenikent Mahallesi’nde bulunan TOKİ Parkı oldu. Olayda silahlı saldırıya uğrayan Deniz Kaplan isimli bir genç hayatını kaybetti, 2 kişi de gözaltına alındı.
Henüz bu olayın şokunu atlatmayan Kızıltepe’de 4 Haziran’da yine iki aile arasında sebepsiz yere kavga çıktı. Silahların çekildiği kavgada 4 kişi kurşunların hedefi oldu ve Hasan Ç. (42), Şehmuz Ç. (53), Mehmet Ali S. (30) yaralandı, Mehmet Akif Sarıboğa (32) ise hayatını kaybetti.
KAMUOYUNUN BİRÇOK KESİMİ ÇAĞRI YAPTI
Yaşananlar üzerine kamuoyunun birçok kesiminden peş peşe açıklamalar geldi. Kanaat önderleri ve kentin ileri gelen isimleri ile siyasetçilere ve insan hakları savunucularına yapılan çağrılar ile kavgaların durdurulması için harekete geçilmesi istendi. Yapılan çağrılar ile Kızıltepe halkının gençleri bir araya getirip, uyuşturucu başta olmak üzere kötü alışkanlıklardan uzak tutulmaları ve kavgalardan uzak durmaları için mücadele edilmesi istendi.
Sosyal medya üzerinde yapılan onlarca çağrı ile özetle şöyle denildi:
“Vatandaşlarımız bilmeli ki; bizim kendi aramızdaki hiçbir sorunumuz çözümsüz değildir. Yeter ki; vatandaşlarımız olaylara daha geniş, daha sakin, daha ferah içinde bakabilsin. Hiçbir anlaşmazlık, hiçbir öfke anı ve hiçbir tartışma insan hayatından daha değerli değildir. Huzurumuz, birliğimiz önemlidir. Bir parça toprak uğruna da bir kötü söz uğruna da bir yol tartışması nedeniyle ya da başka bir nedenle kimsenin ölmesi gerekmemektedir.
Yaşanan bu acı olaylar, hoşgörünün, empati kurmanın, hukuk bilincinin ve insan onuruna saygının ne kadar hayati olduğunu göstermektedir. Vatandaşlarımız öfkeyi değil, barış içinde yaşamayı, çatışmayı değil diyalogu esas almalıdır.
Hiçbir insanın canı değersiz değil, hiçbir insanımızın cezaevlerinde geçireceği ömrü anlamsız değildir. Tüm vatandaşlarımızı sağduyulu davranmaya, birbirlerine karşı daha kontrollü ve barış içinde yaşamaya davet ediyoruz.”
