GEL Derneği, ilan edilen “Bağımlılıkla Mücadelede Bağımsızlık Yılı” kapsamında, bireyleri ve özellikle gelecek nesilleri ekran bağımlılığından uzaklaştırmayı hedefleyen “Ekran Süremizi Azaltıyoruz” adlı 3 aylık dev projeyi hayata geçiriyor.
Projenin vizyonunu, aşamalarını ve hedeflerini paylaşmak üzere GEL Derneği Başkanı Deniz Aslan ile projenin detayları ve derneğin vizyonu üzerine kısa ve samimi bir röportaj gerçekleştirdik.
“Ekran Süremizi Değil, Yaşam Süremizi Artırıyoruz”
Soru: Deniz Bey, GEL Derneği olarak Mardin’de doğadan girişimciliğe kadar çok geniş bir alanda iz bırakıyorsunuz. Şimdi ise “Ekran Süremizi Azaltıyoruz” diyerek tamamen farklı bir cephe açtınız. Bu proje nasıl doğdu, temel amacınız nedir?
Deniz Aslan: Aslında yaptığımız tüm çalışmaların tek bir ortak paydası var: Gelecek nesillere çok daha yaşanabilir, nefes alınabilir ve sürdürülebilir bir dünya bırakmak. Çiftçilerimizle anız yakımlarına karşı yaptığımız iyi niyet sözleşmeleri toprağımızı korumak içindi; her yıl düzenlediğimiz fidan dikimleri havamızı korumak için, MardinUP ise gençlerimizin zihnini girişimci fikirlerle büyütmek ve geleceğini inşa etmek içindi. Bugün geldiğimiz noktada gördük ki, sokaklarını yeşertmeye çalıştığımız bu şehrin insanları, evlerinde karanlık odalarda sadece telefon ışığıyla aydınlanan yüzlere dönüşmüş durumda.
İşte bu yüzden “Dopaminin sahtesini cebinde taşıyorsun, gerçeği ise dışarıda seni bekliyor” mottosuyla yola çıktık. Temel amacımız, dijital dünyanın hayatımıza dayattığı o anlık ve sahte dopamin döngüsünü kırarak, insanlarımızın gerçek hayattaki sosyal etkileşimleri, gerçek başarıları ve gerçek huzuru yeniden keşfetmesini sağlamak. Ekran süremizi değil, tam anlamıyla yaşam süremizi artırmak istiyoruz.
Soru: Projenin tasarımı oldukça dikkat çekici. Klasik bir “sosyal medya detoksu” çağrısından çok daha sistemli görünüyor. 3 aylık bu süreç nasıl işleyecek?
Deniz Aslan: Kesinlikle sıradan bir çağrı değil, tamamen oyunlaştırılmış ve adım adım örülmüş bir yol haritamız var. Süreci 3 ana aşamaya böldük:
1. Ay (Farkındalık ve Arınma): Katılımcılarımızı “WhatsApp Kabileleri” halinde organize edeceğiz. Her gün 12.00-14.00 ve 18.00-20.00 saatleri arasında “Dijital Sessizlik” ilan ederek gereksiz uyarıcıları ve bildirimleri kapatacak. Akşamları ise 21.00-22.00 arasında telefonları tamamen hayatımızdan çıkaracağız. Kabile liderlerimiz bu süreçleri anlık yönetecek. Ayrıca herkes haftalık ekran sürelerini paylaşacak, oluşturduğumuz online tabloda verileri izleyip renklendirmelerle gelişimleri takip edeceğiz. Ayın ortasında beyin ve dopamin döngüsü üzerine fiziksel eğitimler, ay sonunda ise 12 saatlik tamamen doğayla iç içe ekransız etkinlik günleri düzenleyeceğiz.
2. Ay (Gerçek Hayat Etkileşimi): İlk aydaki disiplini korurken fiziki buluşmaları iki katına çıkarıyoruz. Bu buluşmalarda özel “Telefon Kutuları” kullanacağız; telefonunu kutudan ilk alan tüm gruba ikramda bulunacak (Gülüyor). Ayrıca e-haberciliğin öncü isimlerinden Aposto ile çok değerli bir iş birliğimiz var. “Gürültüden Uzaklaş” mottosuyla yayın yapan Aposto’nun basılı gazete ve dergileriyle “Yavaş Medya Saatleri” düzenleyerek okuma alışkanlıklarımızı geri kazanacağız.
